DVTFL

  • Yazar: OĞUZCAN YAVAŞ
  • 08-04-2014

Hiç yanımızdan ayrılmayan kardeşlerimize, ne olacağımızı bilmesekte geleceğe, ara sıra kopan fırtınalara, bir gün boğulacağımız Şile denizine, iyi veya kötü geçen günlerimize, günün geç saatlerine,  hayal kırıklıklarıyla dolu olsa bile sınavlarımıza, gece yediğimiz zulalara, kopyalarla dolu okul duvarlarına, perşembe kahvaltılarındaki patates kızartmasına, güzel ülkemizin geleceği için düşüncelerimize, sevgililere, Vasıf Topçu'ya, doğuşuyla içimizi ısıtan güneşe, sıkıntılı anlarda zamanımızı geçirdiğimiz titaniğe, oynamaktan patlayan basketbol toplarına, doğruyu öğretmek için emek harcayan öğretmenlerimize, yolunda ilerlediğimiz Atatürk'e ve biyoloji şarkılarına kendi sıcaklığımızı yolluyoruz. Kötü şeyler gördük. Kavgalar, döven dövülen arkadaşlar gördük. Birlik...

Devamını Oku

Barış

  • Yazar: OĞUZCAN YAVAŞ
  • 07-04-2014

Birlikte kardeşlik şarkıları söylemeyi Hiçbir ayrım olmadan yaşamayı Çocukların savaşı bilmemesini istedim. Çok mu şey istedim be Sebastian Barış için çok mu şey istedim?      İnsanların kurşunla ölmemesini Kötülükten arınmış bir dünyayı Düşünce özgürlüğünü istedim. Çok mu şey istedim be Sebastian Barış için çok mu şey istedim? ...

Devamını Oku

Bekler

  • Yazar: OĞUZCAN YAVAŞ
  • 07-04-2014

Kalemin ucundaki mürekkep ıslak Bekler çehrendeki en küçük tebessümü Güzelliğini dökmek için kağıda Ama cesaret edemez Bir çizik dahi atamaz Çünkü bilir dökemez kimse  Bu güzelliği kağıtlara  Bilir bilir de yine de Bekler ağzından çıkacak bir tek kelimeyi Bekler seninim demeni ...

Devamını Oku

Mutsuz Robotlara Açık Mektup

  • Yazar: AYŞE BUSE ÜSTÜN
  • 07-04-2014

Bir bakışınız vardır sizin. Sanki o anda dünyamızı başımıza yıkmak istiyormuşçasına. Bize nazik olmamızı, insanları hatalarıyla kabul etmemizi söylerken öyle bakarsınız. Ardından eklersiniz ‘’nereye gidiyor bu gençlik?’' Nereye gidiyoruz, ya da neden nereye gittiğimizi merak ediyorsunuz. Kendinizi bizim için çabaladığınıza inandırdınız. Hayatımızı yönlendirmemize yardım ettiğinizi düşündünüz. İlkokulda bana kendi alfabenizi kendi kurallarınızla öğrettiniz. 's' harfinin kuyruğunu uzatmak istediğimde bununla uğraşmamam gerektiğini söylediniz. Bense uğraşmak istiyordum. Gerçi pek umurunuzda olmadı. Çubuk ve fasulyelerden ağaç yaparken iyi azar yedim ...

Devamını Oku

MAĞARADAN KURTULUŞ

  • Yazar: MUSAB SALİH ŞAKAR
  • 07-04-2014

Kapıyı sertçe çarparak dışarı çıktı.O kadar kızgındı ki dışarıdaki fırtınayı unutmuştu.Koşmaya başladı öyle ki durmak istemiyor gücünün son damlasına kadar koşmak istiyordu.En sonunda yavaşlayıp arkasına baktı.İşte sonunda uzaklaşmıştı dertlerinden ve sorunlarından.Üşümüştü ve fırtına yüzünden hiçbir şey göremiyordu.Koluyla yüzünü soğuktan koruyarak karların içinde bata çıka zorlukla ilerlemeye başladı.Fırtına yerini tipiye bırakmıştı.Bir anda ayağı kaydı ve kendi boşlukta hissetti.O anda sanki başka sorunu yokmuş gibi birde şimdi bunun sırası mı diye düşündü ve aşağıya doğru yuvarlanmaya başladı.Tek yapabildiği suratını koruyabilmekti.Sonra birden karşısına e...

Devamını Oku

Aşka dair...

  • Yazar: SALİH ÇALİSKAN
  • 07-04-2014

Küçük büyük herkes biraz bilir aşkı. Daha 10-11 yaşındaki çocuklar bile aşık olabilir sorsan. Böyle herkesin diline konu olan aşk nedir ki aslında , bu kadar basit midir ? Herkesin hissedebileceği , her kalbin kaldırabileceği bir duygu mudur ? Şimdi sorsak size veya etrafınızdakilere aşk nedir diye her ağızdan farklı bir şey çıkar. Kimi ölesiye sevmektir der , kimi karşılıklı sevmek , kimiyse canını ortaya koyabilicek kadar değer vermek. Siz bu soruyu 10 yaşındaki çocuğa da sorsanız büyümüş de küçülmüş gibi cevap verir size , sonra 20 yaşında bir gence sorarsınız 5-6 defa aşık olmuştur. Her kalp kendine göre tanımlar da bir duyguyu hemen adını aşk koyar. Belki de hissettiği ufak bir hoşlanmadır veya daha ilerisidir, sevmektir o duygu. Ama aşk gibi bir tanım bence bu kadar basit olmam...

Devamını Oku

RÜYA GECESİ

  • Yazar: KUTLUHAN METİN YÜCE
  • 07-04-2014

Güneşli bir gece, sabahları selamlarken… Uzun yollar, gülümserken kavuşamayanlara… Sıkıcı bir hikâye başlar ve devam eder karanlıklarda… “Yakamoz ne kadar güzel, öyle değil mi?” diye sordu arkadaşına. Yanındaki bilimci, yeni icadın sorunlarını düşünmekteydi. “Evet, öyle” diye geçiştirdi onu. Soruyu soran biraz bozulmuştu, “Neden böyle düşüncelisin?” diye sıkıştırdıysa da, bu sefer cevap dahi alamadı. Bulutlar ay ışığını perdelemeye başlamıştı. Yakamoz kaybolup, gece ilerlerken, hava gitgide kararmaktaydı. Serin ve karanlık geceden sıkılan genç adam, mucidi kendi sorunlarıyla baş başa bırakmaya ve dönmeye karar verdi. “Ben gidiyorum” dedi se...

Devamını Oku

GÖZYAŞI

  • Yazar: ŞEYMA AYDIN
  • 06-04-2014

“İnsanlarını tenlerinin renkleri farklı olsa da; gözyaşlarının rengi hep aynıdır..” Gerçekten de çok anlamlı ve insanlar düşünmeye iten bir söz... Derinlere inildiğinde bize o kadar çok şeyi hatırlatıyor ve o kadar çok şeyin farkına varmamızı sağlıyor ki... İnsanın etkilenmemesi mümkün değil. Farkında mısınız, ne kadar da çok karşılaştırma yapıyoruz. En basiti, mesela sahilde bir bankta tek başımıza oturuyoruz. Önümüzde deniz bütün maviliğiyle uzanıyor ve biz de önümüzden geçen insanlara bakıyoruz. Öylece bakınırken beynimiz hemen dikkatimizi çevremizdekilere yoğunlaştırıyor ve başlıyoruz insanları değerlendirmeye... O kız çok güzelmiş, bunun...

Devamını Oku

NEGATİF LİMANLARDAN POZİTİF SULARA

  • Yazar: ŞEYMA AYDIN
  • 06-04-2014

Her insan zaman zaman psikolojik çöküntülere uğrar. Kimi zaman bunun nedeni hayal kırıklıklarıdır, hedefe ulaşamamadır. Gerçekten de insanın kurduğu hayaller yıkılınca yaşam amacını kaybediyor, yaşamak istemiyor... Hatta çoğu insan da bu duruma karşı gösterilen tepkinin doğal olduğunu savunuyor. Yani eğer sen başarısız olmuşsan başını toprağa göm ve başarılı olana kadar da asla çıkarma deniyor. Oysa ki bu bizi yavaş yavaş toplumsal bir çöküntüye götürüyor; çünkü insanlar başarısız oldukça ve insanlar da bu duruma bu şekilde tepki gösterdikçe bireyler yavaş yavaş kendi kabuklarına çekilecekler ve bu da o toplumu mahvedecek... Git gide mutsuz insanlar ço...

Devamını Oku

KÜÇÜK ÇOCUK

  • Yazar: ENES GEDİK
  • 06-04-2014

Elinde bir sürü balon adamı parkta oynayan küçük bir çocuk fark eder ve gözlerini rengarenk balonlardan alamaz. Baloncuyu takip etmeye başlar. ‘’ Rengarenk balonlar, ne güzel balonlar ‘’ diye düşünmeye başlar. Baloncu dinlenmek için durduğunda o da durur, yürümeye başladığında o da yine takip etmeye başlar. Baloncuya yaklaşır ve ‘’Baloncu amca bana da balon verir misin? ‘’diye sorar. Adam : ‘’Paran var mı? ‘’ dediğinde babasının harçlık verdiğini ama parasının bittiğini söyler. Baloncu çocuğa ‘’ Hadi bakalım, harçlık aldığında gel, ben buradayım .’’ der. Ama küçük çocuk gitmek...

Devamını Oku

KIŞ

  • Yazar: ŞEYMA AYDIN
  • 06-04-2014

Kar taneleri... Her biri birbirinden farklı, hiçbiri birbirine benzemeyen kar taneleri bir güzellik yarışmasındaymışçasına havada süzülüp penceremin önünden geçiyordu... Mevsim kıştı... Bense her kış olduğu gibi penceremin önünde sıcacık kahvemi yudumlarken bir yandan şöminede yanan odunlara kulak veriyordum, bir yandan da önümde uzanan o donmuş dünyaya bakıyordum... Hava o kadar soğumuştu ki o kış, evimizin önünden akan dere donmuş, az ilerideki şelaleden akan sular bir santimetre bile ilerleyememişti. O donmuş şelale, donmadan önce de çok görkemliydi. İçinde patlamalar oluyormuşçasına su fışkırtarak yüceliğine yücelik katardı... Şimdi ise sinmiş, onun g...

Devamını Oku

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ

  • Yazar: MUSTAFA EMRE BAŞER
  • 06-04-2014

         Yıl 1914... Anneler oğullarını savaşa gönderiyor, gözleri yaşlıydı ama vatanları için her şeyi yapmaya, feda etmeye hazırlardı. Evlatlarını savaşa değil ölüme gönderiyorlardı...          Günler geçti birden kendilerini savaş meydanının tam ortasında buldular. Düşman güçlüydü. Türklerden daha gelişmiş ve atış gücü daha iyi silahlara sahiptiler. Fakat bir şey eksikti. Gözlerinde cesaret yoktu. Cesaretin yerini korku almıştı. Türklerin silahları yok denilecek kadar azdı. Fakat gözlerinde cesaret, yüreklerinde vatan sevgisi vardı. Öleceklerini tahmin ediyorlardı. Ama bu onları korkutmuyordu. Tek ama&cced...

Devamını Oku

Birisini Çok Seversin

  • Yazar: SALİHA BAYRAKTAR
  • 06-04-2014

Birisini çok seversin,aklın, fikrin, zikrin o olur.Hiçbir şey koyamazsın yerine, koyabilsen de dolduramazsın,kalbinde açılan o kocaman yeri.Birisini çok seversin.Seversin ama gerisini düşünmezsin.Getirisini, zararlarını…”Dünya da  neresiymiş”  dersin bir süre sonra.Dünya umrunda değildir artık! Birisini çok seversin, ama karşılık görmezsin sevgisizlik seni yıkar.O kadar insan sana seni sevdiğini haykırırken, onun sevgisinin yokluğu seni yapayalnız hissettirir.Yoksaydığın dünya başına yıkılıverir.Birisini çok seversin, kendinden bile çok.Hayatını onun üstüne kurar her hareketinden bir ders çıkartır, bir rastlantı ararsın ki bir süre sonra yorulursun.&Cced...

Devamını Oku

Dostluk

  • Yazar: ECENUR HAVA
  • 06-04-2014

Dostlarımız bizim her zaman yanımızda olan insanlardır. Güldüğümüzde bizimle gülen, ağladığımızda başımızı yasladığımız bir omuzdur. Birçok duyguyu onunla hissedebilir ve öğrenebiliriz. Her şeyini onunla paylaşabilirsin mesela. Sevincini, üzüntünü, hayallerini… Sevindiğinde de, üzüldüğünde de yanındadır hep. Güvendiğin insanlardan biridir. Sırrını anlatırken tereddüt dahi etmezsin. Sana ihanet etmez çünkü bilirsin. Yeri geldiğinde başarımızı alkışlar, bizi över, yeri geldiğinde ise acı söyleyip eleştirir bizi dostlarımız. Ama gücenmeyiz. İyiliğimizi ister çünkü biliriz. Hayatta sahip olduğumuz en önemli şeylerden biridir dostla...

Devamını Oku

Gece

  • Yazar: TOLGA DEMİR
  • 06-04-2014

Gece, zamanların en güzelidir. En sessizi, en renksizi, en huzurlusu. Yalnız kaldığın tek zamandır. Ya da olmak istediklerinle olduğun. Gece seni boğmaz. Gece düşündürür. İtesen de istemesen de düşündürür. Seni- senle- kimsesiz bırakır, düşünürsün. Neyi yanlış yaptığını. Aslında neyi sevdiğini. kimi yanında istediğini... Karanlıkmış gece, insanlar karanlıkta göremezmiş ki. kim uyduruyor bunları Allah aşkına! İnsanlar en iyi gece görür. Kimin iyi kimin kötü olduğunu, kimin suçlu kimin masum olduğunu, kimin gaddar kimin mazlum olduğunu gecegörür insanlar. Gece fosforlu renkleriyle gözleri kör etmez çünkü gece renksizdir. İnsanların cıvıltı dediği o seslerle ku...

Devamını Oku