Bu Sistemin Amacı Ne Ki!

  • Yazar: SALİHA REYHAN HAMAMCIOĞLU
  • 06-04-2014

İçimden gelenleri mi yazmam gerekiyor? Aklıma gelenleri mi kağıda dökmeliyim? Şu anda aklımdan geçen tek şey tatil . Hayata dair bir tatil,sorumluluklarıma dair bir tatil. Yastığa kafamı koyduğum zaman ertesi güne dair moral bozucu gereklilikler olmadan uyumak istiyorum. Önümde beklediğim bir sınav olmadan günlerim geçsin istiyorum . Hayatımdan şıkları çıkarmak istiyorum ,önüme seçenekler koyulmasın ,benden herşeyin doğru cevabı beklenmesin , gönlümce değiştirebileyim soruların doğru cevaplarını . Gençliğimi bağnaz bir sınav sistemiyle , ezberci düşüncelerle bitirmek istemiyorum.     İstemiyorum; ama her konuda önüme şıklar koyan bu ilginç sistem kendi doğrula...

Devamını Oku

Acımasız dünya ve Kürşat

  • Yazar: KÜRŞAT KÖKSAL
  • 06-04-2014

Başka günlerden daha esrarengiz bir gündü.Mistik bir kan kokusu...Kürşat bir olay olacağını havanın kokusundan anlamıştı.birden bir çığlık duyuldu ! Kürşat hemen koştu fakat her yer boştu.Birden başka bir çığlık ! Kürşat hemen koştu ve bir kadının bıçaklandığını gördü hemen kadını kurtardı ve uzağa kaçtılar.Kadın bir canavar olduğunu söyledi bu yüzden adamın onu öldürmek istediğini söyledi.Kürşat ona yardım etti ve onu korudu.Bir gün kadının aç olduğu bir gün kadın Kürşat'ı gözünü kırpmadan öldürdü ve kalbini yedi.Kürşat bu acımasız dünyada çok narin bir çiçekti......

Devamını Oku

Okulun Eğlencesi

  • Yazar: ONUR SAVRAM
  • 06-04-2014

 Sıkıcı bir cuma gününün sonuydu.Öğrenciler okulu birer birer boşalttılar.Artık okul bomboş olmuştu.Hademeler son temizliği yaptıktan sonra okulu kapattılar;fakat herkesin unuttuğu bir şey daha doğrusu bir kişi vardı.Ozan okulda mahsur kalmıştı.Kapıları bir bir tekmeliyor,yardım istiyordu.Fakat kimse ona yardım edemezdi.Duruma katlanmak zorundaydı.Derin derin nefes aldı,gözyaşlarını tuttu.Işıkları açtı.Zor da olsa biyoloji labaratuvarına girdi ve iskeletlerle oyalandı.Sıkıntısı azalmıştı.Az sonra telefonu çaldı.Annesi ona nerede kaldığını sordu.Ozan ona bir arkadaşında kalacağını söyledi.Onun için ölüm gibi olan bu okul bir anda lunaparka dönüşmüştü.Kimya labaratuvarına yöneldi.Akılalmaz deneylere ba...

Devamını Oku

Sen...

  • Yazar: ATAKAN GÜLER
  • 06-04-2014

hangi yöne baksam karşımda sevmelerin günden güne sana ölüyorum, haberin yok susmak istiyorum, mavi bir yalnızlığı da yanıma alıp zira sana konuşuyor tüm susmalarım sen ki tepeden tırnağa mavinin hasretisin olanca nefesimle sana boğuluyorum her solukta biliyorsun seviyorum seni başka türlüsüne dermanım yok, inan dilimde saklı, kalemimde canlı sen ve ben bu geceleri sana heba ederken gözyaşlarımı mutluluğuma saklıyorum her harfe kalp atışlarımı gizliyorum mürekkebim şüphesiz gözlerin şüphesiz sanatkarı sensin bu satırların kalemim özgürlük çırpınışında biraz yorgun bir atasözü gibiyim eksiliyorum dudaklarda yavaş yavaş ey bu mısralarımın tek şahidi sevdamı yüreğim...

Devamını Oku

Mühendisle Yok Olan Sır

  • Yazar: GÖKAY BULUT
  • 06-04-2014

Ali her zamanki gibi saat 08.00 da kalktı.İşe gitmek için üstünü değiştirdi.Kahvaltısını yaptıktan sonra yola çıktı.Arabasıyla giderken birden önü kesildi.Silahlı bir adam elinde silahla ona yaklaştı ve ''O nerde?''dedi.Ali hiç bir şey anlamadı ve ''Neden bahsediyorsun'' dedi.Silahlı kişi Ali'nin geliştirdiği yeni yazılımı istiyor olmalıydı.''Sana hiç bir şey söylemem''dedi.Yazılımın yerini Ali'den başka kimse bilmiyordu.Yaka paça Ali'yi arabadan çıkardı vekendi arabasına bindirip oradan uzaklaştı.Günün akşamında karısı endişelendi ve aile yakınları ve aynı zamanda komiser olan Emre'yi aradı.Emre durumu öğrenince hemen harekete ge&...

Devamını Oku

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!

  • Yazar: SERKAN ACAR
  • 06-04-2014

Tarih 18 Mart 1915'i gösteriyordu. Havada savaş kokusu vardı. Karşı tarafta demir yığınından meydana gelmiş ve adeta boğaza çakılmış bir donanma vardı. İçindekiler ise kalpsiz,hissiz bir yığın topluluktu. Diğer tarafta ise şanlı,cesaretli ve alnı açık bir ordu vardı. Birden çok şiddetli bir ses duyuldu. Savaş başlamıştı. İtilaf Devletleri'nin acımasız ve vicdansız komutanları devamlı ateş emri veriyorlardı. Karşıdaki küçük yarımadada ise yer yerinden oynuyor ve adeta bölgenin coğrafyası değişiyordu. Şanlı askerlerimiz vatanımız elden gitmesin diye bütün bu acımasızca gerçekleşen taarruzlara karşı vücutlarını siper ediyorlardı. Bunlarda birisi de Cevat Paşa'ydı. Cevat Paşa; güçlü,ces...

Devamını Oku

Siyahın İçinde Kaybolan Beyaz

  • Yazar: SİMGE KILIÇASLAN
  • 05-04-2014

  Beyaza baktığımızda görürüz hep saflığı, temizliği, berraklığı... Bir dünya düşünelim beyaz olsun. İçinde dostluk olsun, barış olsun, masumiyet olsun...   Mavinin verdiği rahatlık, kırmızının verdiği enerji, turuncunun verdiği cesaret, sarının verdiği pozitif duygular, yeşilin verdiği huzur... Bunların hepsi beyazda birleşir. Fakat ne yazık ki hayatımızda beyaz gittikçe azalıyor ve yerini grinin bunaltıcı havasına, siyahın karanlığına bırakıyor. Dünyadaki beyazı göz göre göre kaybediyoruz. Bencillikler, sonu gelmeyen savaşlar, adaletsizlikler, acımasızca birbirini öldürenler, kendi tercihleri olmayan şeyler yüzünden insanları eleştirenler, doğayı katledenler ve bunlar gibi binlercesi... ...

Devamını Oku

ÖLÜMLE YAŞAM ARASINDA

  • Yazar: NURDAN ELÖNÜ
  • 05-04-2014

Saat 22.50 geçiyor, böylece ömrü bir gün daha kısalmış,24 saati kalmış oluyor.Doktorların ona üç aylık ömür biçmesinden itibaren,iki ay yirmi dokuz gün on saat üç dakika geçmiş. Önce uykusuna yenik düşüyor,o kalan kısacık ömrünün,üç buçuk saatini de uykuda geçiriyor.Uyandığında saat üçe yaklaşmış bile,yelkovanla akrep adeta kovalamaca oynuyor. Yavaşça pencereye doğru yürüyor, bir daha göremiyeceği gökyüzüne doyarak bakıyor. Hayatı gözlerinin önünden filim şeridi gibi geçmeye başlıyor.  İlk olarak çocukluğunu anımsıyor. Çocukluğunda içine kapanık, kendi d&uum...

Devamını Oku

ALTMIŞ SANİYEDE HAYAT

  • Yazar: NURDAN ELÖNÜ
  • 05-04-2014

Yaklaşık yarım saaattir,pencereden dışarıya bakıyordu.Ä°çinde tarif edemediÄŸi sıkıntı,yüzünde ise yılların yorgunluÄŸu vardı.Gözleri solmuÅŸ ,yeÅŸil renkli gözleri adeta onun ruh halini ayna gibi dışa vuruyordu.Ne oluyordu ona birkaç aya kadar kahkahalar atan,insan içinden hiç çıkmayan,depresyon,karamsarlık nedir bilmeyen kız adeta o deÄŸildi neydi onu bu hale getiren kasıp,kavuran gözlerindeki o yaÅŸam enerjisini alan onu yapayalnız bırakan. DüÅŸündü düÅŸündü böyle olmayacaktı hiçbir ÅŸeyden zevk almaz olmuÅŸtu.Adeta zindan hayatı yaşıyordu.Ne olurdu iki ay öncesine geri gidebilseydi.Ä°ÅŸ yerine birkaç dakika önce girseydi.Belkide onun suçuy...

Devamını Oku

İki noktalar

  • Yazar: ATAKAN GÜLER
  • 05-04-2014

Ben bilmek isterim Kafanın içindekileri Hem de hiç istemediğin kadar.. *** Boşa ziyan ediyorum bu satırları Sensizlik sana nasıl anlatılır ?.. *** Sen benim için oldun mu hiç Yoksa ben başka bir seni mi sevdim ? Ben kendimden bile şüphe ederken Kim bilir kaç senden ibarettim ?.. *** Ve şimdi sevgilim Bize ayrılan mutluluğun sonuna geldik Başka sevda hikayelerinde görüşmek dileğiyle Hoşçakal..                                                                     Atakan GÜLER   ...

Devamını Oku

Bir Şairin İçindekileri

  • Yazar: RAGIP KAAN VELİOĞLU
  • 05-04-2014

Ömrümün geçtiği bu kahpe,tozlu şehirde, Her aldığım nefes bana hatırlattı sensizliği, Her sana bakışımda kıskandım seni senden, Evet sevdim seni kıskandım öz kardeşinden, Kokladığım her gülde senin kokunu, Elime değen her pamukta senin tenini, Özledim, Leyla'sına hiç kavuşamamış Mecnun gibi. ...

Devamını Oku

Kanlı Kış

  • Yazar: RAGIP KAAN VELİOĞLU
  • 05-04-2014

   Karlı bir kış günüydü.Muzaffer Bey şehrini Ruslara vermeye niyetli değildi.Bu uğurda ölecek kadar vatanperverdi.Sabahın doğan ışıklarıyla beraber Ruslar da ufukta gözüktü.En önde olan Rus general Rusça:''Şehri teslim et ihtiyar kurt.Bu sana ilk ve son uyarımdır.''dedi.Muzaffer Bey'in yanındaki tercüman aracıyla ona:''Ne bu şehri ne de başka bir vatan toprağını senin gibilere asla vermem.Burayı istiyorsan cesedimi çiğnemen gerecek aciz Rus.''dedi.General bunları duyunca yüzü kan kesildi,sinirinden kılıcının kınını ısırdı ve saldırıya başladı.Rus generalin yanında ağır toplar,tüfekler ve 1000'e yakın asker varken şehirde ise eli silah tutan 300 kişi vardı.Aynı Bedir ...

Devamını Oku

Sıkıcı Bir gün Daha

  • Yazar: CENGİZHAN BAŞ
  • 05-04-2014

           Sabah yine en erken o uyandı.Yatapından kalktı.Kendine gelmesi 5 dk. sürmüştü.Yatağını topladı.Her yeri dökülmüş mavi dolabından yüz havlusunu alarak lavaboya yöneldi.Yüzünü yıkayınca odasına döndü.Üstünü giyindi ve arkadaşlarını uyandırdı.            Arkadaşları uyanıphazırlandıktan sonra kahvaltıya indiler.Kahvaltıda yine aynı şeyler vardı.Kahvaltılarını alıp cam kenarına oturdular.Bir yandan kahvaltılarını yapıp bir yandan masmavi ve hırçın dalgalı denizi izliyorlardı.Kahvaltıları bitince okula doğru yola koyuldular.Soğuk ve kuru rüzgar şiddetli şekilde eserken,havadaki kuşlar rüzgara karşı koymaya çalışıyo...

Devamını Oku

Bir Üsküdar Vapuru

  • Yazar: ATAKAN GÜLER
  • 05-04-2014

Bir Üsküdar vapuruna binmişim Ver elini Eminönü demişim yine Güneş, ürkek bulutların arkasında saklanmış El sallayan insanlar el salladığıyla kalmış yalnızca Kız Kulesi yine soğuk davranmış bana Ben de hiç sevememişim bu şehri zaten   Bir Üsküdar vapuruna binmişim yine Son paramla bir çay alıp güverteye oturmuşum Deniz yine gözlerini hatırlatmış bana Gözlerin yerine denizle avunmuşum   Martılar eşlik etmiş yolculuk boyunca Onlar ki sokak çocuklarıdır denizin Uzak, kuytu köşelerden uçuşup durmuşlar hep Ve insanlar simit atmakla kalmış yalnızca Tam haksızlık olduğunu düşünecekken Yine düşünmekten vazgeçmişim &n...

Devamını Oku

Sen ağlarken de, sen gülerken de...

  • Yazar: YILMAZ ÜNAL
  • 05-04-2014

          ''Nolur söyle onlara Senden sonra gülmesin kimse Sen ağlarken de                          Sen gülerken de...''                                       Yılmaz ÜNAL ...

Devamını Oku